MENÜ
Erzurum
Palandöken TV
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ÖGDER’den şiddet tepkisi
Eğitim
1 Ekim 2012 Pazartesi 03:13

ÖGDER’den şiddet tepkisi

Şuurlu Öğretmenler Derneği(ÖGDER), öğretmenlere yönelen şiddeti kınayarak, şiddetin önlenmesi konusunda acil önlemler alınması ve toplumsal bilinç oluşturulması çağrısında bulundu. ÖGDER Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah İkinci şiddetin her boyutu ve içeriğiyle kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Şuurlu Öğretmenler Derneği(ÖGDER), öğretmenlere yönelen şiddeti kınayarak, şiddetin önlenmesi konusunda acil önlemler alınması ve toplumsal bilinç oluşturulması çağrısında bulundu. ÖGDER Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah İkinci şiddetin her boyutu ve içeriğiyle kabul edilemez olduğunu vurguladı.
ÖGDER’DEN YAZILI AÇIKLAMA
İkinci yaptığı yazılı açıklamada, “27 Nisanda Esenyurt'ta, 2 Mayısta Kocaeli Karamürsel'de,3 Mayısta Zeytinburnu’nda, 4 Mayısta Bursa'da, 25 Mayısta Erzurum da en son olarak da İzmir’de bir öğretmen şiddete uğramıştır.Son günlerde yapılan bu saldırılar konusunda şiddete hedef olan öğretmenle ilgili Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER ERZURUM) olarak görüşlerimizi paylaşmak istiyoruz. Eğitimde şiddet haberlerinin sonuncusunu daha okullar açılırken   yaşamışken bu olayların sorumlusu kimdir? Sorusunun cevabının bulunması ve sorumlularında hızla artan bu soruna çözüm üretmesi gerektiğini düşünüyoruz.Son günlerde artarak devam eden Öğretmene şiddet olaylarında sorumlu kimdir?”dedi.
ÖĞRETMEN İTİBARSIZLAŞTIRILIYOR…!
Öğretmenin 15 saat ders karşılığı derse giren değersiz bir görevli gibi gösterip değersizleştirildiği, ALO 147 hattı kurularak öğretmenin sürekli suçlu gibi gösterildiğini öne süren İkinci, açıklamasında,” Sorumlu, her ortamda öğretmenden söz açılınca ve eğitimle ilgili bir sorunda öğretmeni sürekli suçlu gösterip mesleği itibarsızlaştıran, uyguladığı ödül ve disiplin yönetmeliği ile okullarda disiplinden ceza alan risk grubundaki öğrencileri koruma ve topluma kazandırma adı altında okullarda tutan, işlediği bir çok suça rağmen örgün eğitim içinde kalması için tavır koyan; zorunlu eğitim uygulaması sonrası hazırlanan sınıf geçme yönetmeliği ile herkesi örgün eğitim çatısı altında sınıf geçirme çabası altına giren,gönderdiği genelgelerle imtihan üstüne imtihan hakkı ile öğrenciyi şımartan, her türlü şiddet içeren filim ve dizleri çocuklara izlemesini serbest kılan onların suç makinesine dönüşmesine seyirci kalan yöneticilerimizdir. En başta da gerekli tedbirleri zamanında almayan Milli Eğitim Bakanlığıdır. “dedi.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
ÖGDER adına şiddetin önlenmesi konusunda çözüm önerilerini kaydeden İkinci, “ Çözüm, öğretmeni değerli bir şahsiyet haline getirmek, sorunlarını çözmek, öğretmeni öğrenci ve veli karşısında etkisiz, yetkisiz olmaktan çıkarıp etkili, yetkili hale getirmek ve öğretmenliği toplumda değerli bir meslek konumuna yeniden çıkarmaktır. Tv’lerde şiddet içeren filim ve dizilere sınır koyulmalı,bu tip diziler gece çok geç saatlerde yayınlanmasına müsaade edilmeli, öğrenciyi doğru eğitecek filim ve dizi çekimine ağırlık verilmelidir. Günümüzde dersten çok dizi ve filimler çocukları etkiliyor.”dedi.
 Ödül ve disiplin yönetmeliğinin okullarda disiplini sağlamaya yeterli olmadığını öne süren İkinci şunları kaydetti, “Okullarda cezalar caydırıcı olmadan, suçlar azalmaz ve suçlular hızla artar.Okul koridorlarına konulan kameralarda caydırıcı olmuyor.Öğrenci ve veliyi şiddetten uzaklaştıracak yaptırımlar getirilmelidir.Nasıl ki Öğretmen şiddet uyguladığında soruşturma açılıyorsa gereği yapılıyorsa kanun ve yönetmelik hazırlanıp herkese uygulanmalıdır. Öğrenci bu sistemde öğretmene rest çekebiliyor, kapıyı vurup dışarı çıkabiliyor, öğretmeni tehdit edip, bıçaklayıp öldürebiliyor.Bu durumdaki öğrenciyi öğretmen sınıftan çıkardığı zaman sorumlu öğretmen sayılıyor. Okula gelen veli öğretmene her türlü hakarette bulunabiliyor sonuçta suçlu yine öğretmen oluyor.Arkadaşına bıçak atan, suç işleyen, yanlış yapmakta ısrarlı olan bir öğrenci okulunda kalsın , eğitimine örgün eğitim içinde devam etsin denirse olaylar bu noktaya gelirdi ve geldi. Bu olay bir son değildir.MEB en kısa sürede okullarda disiplini sağlamak adına çözüm üretmelidir.Yoksa olaylar gün geçtikçe artacaktır. Öğretmenlerin okula isteyerek ve gönüllü ve heyecanlı bir şekilde gidebilmeleri için gereken adımlar bakanlıkça en kısa zamanda atılmalıdır Sınıf geçme yönetmeliği herkesin sınıf geçmesi mantığına dayandığı için sorunlu öğrencilerinde kurul kararlarıyla veya ek sınavlarla üst sınıflara geçirilerek sınıfında okumak isteyen öğrencilere de engel olduğu unutulmamalıdır. Bir kişiyi korurken bir sınıf, bir okul heba edilmektedir.Okumak istemeyen bir öğrenciyi sınıfta tutmaya zorlamak sınıfta eğitim almak isteyen diğer öğrencilere haksızlıktır.”
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 mökkem dadaş
 2 Ekim 2012 Salı 17:22
abu siyami ne diyir gendi gendine anlamakta zorlaniram sende bu adamlar gibi şuurlu olsan eleştirilerine şuurlu bir şekilde yanıt verirsin mantıksız konuşmazsın. Neymiş siyasiymiş vs. bu memlekette cemaatler de dahil olmak üzere siyasi olmayan mı kaldı
 yoncalik,
 2 Ekim 2012 Salı 13:37
ÜYE isimli arkadas kendini "seref" tiribününe oturtmus!!!, digerlerinede yok aman siz "seref..z" degilsiniz diyor. Gülermisin aglarmisin. Bu suurlu arkadaslarin siddete yönelik bide cözüm önerisi var: “ Çözüm, öğretmeni değerli bir şahsiyet haline getirmek, sorunlarını çözmek, öğretmeni öğrenci ve veli karşısında etkisiz, yetkisiz olmaktan çıkarıp etkili, yetkili hale getirmek ve öğretmenliği toplumda değerli bir meslek konumuna yeniden çıkarmaktır." KOMEDI !!! Ögretmeni degerli bi sahsiyet haline getirmekmis, baska bi arzun ? Ögretmen kendini degerli bi sahsiyet haline getirse nasil olur ? Asil sorun, bu eski kafa zihniyetin, degisen-gelisen nesile ayak uyduramamasi..Artik nesil sorguluyor, Yeni nesil veliler "eti senin, kemigi benim" deyip isin icinden siyrilmiyor, Cocugunun gelecegini gercekten önemsiyor, bu anlamda ögretmeni zorluyor, sorguluyor. Tabi bu yillardir "dedigim dedik, öttügüm düdük" diyen zihniyetin isine gelmiyor.Rahat rahat hükümdarligini sürdürmek istiyor.
 ÜYE
 1 Ekim 2012 Pazartesi 22:32
Şuurlu Öğretmenler Derneğinin(ÖĞDER) ismini anlayamayan bir arkadaş var.ŞUUR ne demektir.Önce bunu öğrenmek lazım.Derneğin www.ogdererzurum.org sitesinde şuur nedir açıklanmış ordan okuyabilir. Derneğin ismine böyle bir isim konulması bu derneğe üye olamayanların şuursuz olmadığını göstermez.Erzurum stadında şeref türbünü var.şimdi arkadaşın mantığına göre bu türbünde oturanlar şerefli, oturmayanlar şeref...z olamayacağı gibi bu derneğe üye olmayana da şuursuz denmez.Şuurlu demek bilinçli demektir.Bu Dernek Milli ve manevi değerlerine bağlı bir neslin yetişmesi için bilinçli ve şuurlu bir öğretmen olması gerektiğini savunuyor.bu yazıda da eğitim konusunda ciddi öneriler ortaya koymuş.Fikri olan ,çözümü olan bir kuruluşa saygılı olmak lazım.selam ve dua
 bayan öğretmen
 1 Ekim 2012 Pazartesi 15:44
basın açıklamalarınızı basından takip ediyorum.Öğretmenin ve eğitimin sorunlarına gerçekçi çözümler sunuyorsunuz.sitenizide inceledim.gerçekten milli eğitmde sorunlar çok ama kimse gerçekleri konuşmak istemiyor.derneğinizin açıklamalarının erzuurma yeni bir soluk getireceğine inanıyorum.Milli ve manevi değerler şuurlu öğretmenlerle yetişir.
 mert
 1 Ekim 2012 Pazartesi 12:43
çok yerinde tespitler.bir öğretmen olarak tamamını destekliyorum.öğretmen değerli olmassa toplum değer kaybeder.
 siyami
 1 Ekim 2012 Pazartesi 11:21
öğretmenin görevi eğitmektir.kediler köpekler eğitiliyorsa insan da haydi haydi eğitilebilir.sendikacılık particilik makamkapma hevesinde olan öğretmen çocuğa ne verecek siz şuurlu diğerleri şuursuz ada bak ada. filmin koptuğu ordan belli
 rehber öğretmen
 30 Eylül 2012 Pazar 22:41
okullarda disiplin konusunda yönetmelik yeterisiz.velilerin bir kısmı çocuklarını takip etmiyor.öğder haklı konulara temas etmiş.tebrikler..
Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Palandöken TV