MENÜ
Erzurum
Palandöken TV
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ATAÜNİ’den Sosyal yaklaşım
Eğitim
22 Ekim 2012 Pazartesi 16:03

ATAÜNİ’den Sosyal yaklaşım

“Üniversite gençliği ağırlıklı olmak üzere, her yaştan insan sosyal medyayı kullanıyor” diyen Doç. Dr. Arık, “Bu alandaki gelişimle birlikte, insan hayatında birçok şey değişmeye başladı."dedi

ERZURUM (İHA) - Atatürk Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Mustafa Arık, Atatürk Üniversitesi olarak sosyal medyayı kullanarak öğrencilere daha yakın olmayı istediklerini belirterek, “Bu konuda yaptığımız çalışmalarla gençlerimizi daha katılımcı bir yapıya kavuşturmak istiyoruz. Öğrencilerimizle güçlü bir iletişim kurmak ve ulaşılabilir olmak hedeflerimizden en önemlileridir” dedi.
İnsanların internette bloglar ve platformlar aracılığı ile kolaylıkla bilgi ve görüşlerini paylaşmasıyla sosyal medyanın ortaya çıktığını kaydeden Doç. Dr. Arık, “Zaman ve mekân sınırlaması olmadan, paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir insanî iletişim şeklidir. Sosyal medya platformlarında insanlarla buluşur ve iletişimde bulunursunuz. İnsanlara yardım eder, yardım alır, sorularına cevap verir ve kendi sorularınızı sorarsınız. Bu bakımdan sosyal medya resmi olmayan eğitim yollarından da bir tanesidir. Bu alanda sosyal iletişim, kelimeler, görseller, ses dosyaları yolu ile sağlanır. Üzerinde ideolojik ve teknolojik içeriklerin, yapılanmaların kullanıcı merkezli bir şekilde üretilmesine ve geliştirilmesine izin verir. İnsanlar hikâyelerini ve tecrübelerini paylaşır. Burada her birey genel bir kitleye ulaşabilir ve anında etki ve tepki alırlar.” Dedi.
ÖĞRENCİLERLE İLETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIM
“Üniversite gençliği ağırlıklı olmak üzere, her yaştan insan sosyal medyayı kullanıyor” diyen Doç. Dr. Arık, “Bu alandaki gelişimle birlikte, insan hayatında birçok şey değişmeye başladı. Sosyal medyada var olan içerik kullanıcı tarafından oluşturulduğundan yaratıcılık ön plana çıktı ve katılım çağı başladı. Bu durum geliştikçe eğitim alanında yenilikler yapılması zorunlu hale geldi. Okullar kendilerini çevreleyen duvarları aşma olanağına kavuştu.
Sosyal medya platformlarının kullanıcıları özgürce fikirlerini aktarabilme imkânı bulmaktadır. Bu durum, kişilerin internette öne sürdükleri düşüncelere, paylaşımlara, tanıdıkları olsun olmasın, diğer kişilerin yaptıkları yorumlar ve geri bildirimlerle bir sosyal etkileşim ortamı ve giderek sanal gruplar oluşturmaktadır.Sosyal medya, insan hayatındaki birçok şeyi değiştiriyor. İnsanların birbiriyle olan ilişkileri, trendleri, tüketici davranışları, algılar, beklentileri, heyecanları oldukça hızlı değişiyor. Sosyal medyanın değişime zorladığı alanlardan belki de en çok dikkat çekeni toplumun haber kaynakları ve haber alma alışkanlıklarıdır.Biz de Atatürk Üniversitesi olarak sosyal medyayı kullanarak özellikle öğrencilerimize daha yakın olmayı istiyoruz. Bu konuda yaptığımız çalışmalarla gençlerimizi daha katılımcı bir yapıya kavuşturmak istiyoruz. Öğrencilerimizle güçlü bir iletişim kurmak ve ulaşılabilir olmak hedeflerimizden en önemlileridir” diye konuştu.
ARIK’IN AÇIKLAMASI
“Kuracağımız iletişimle paylaşımlarımızı çoğaltmak istiyoruz” diyen Doç. Dr. Arık, daha sonra şunları söyledi; “Üniversitemizi daha ileriye taşımak adına gençlerimizin her türlü fikrinin bize ulaşmasının en hızlı ve etkili yolunun sosyal medya olduğunu biliyoruz. Onun için hem dinlemek hem de kendimizi anlatmak için üniversite olarak bu alanda daha aktif olmaya çalışıyoruz. Sosyal paylaşım siteleri üzerinde şuan itibariyle yaklaşık 15 bin kişi üniversitemizi takip ediyor. Amacımız önümüzdeki günlerde bu sayıyı 100 bine çıkarmak olacaktır.”
 

  Haberin Videosu

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 misafir
 29 Ekim 2012 Pazartesi 14:52
Sayın genel sekreterimizi tebrik ederim.Nihayet şehirden, halktan bugüne kadar izole olmuş,kendi içinde kurduğu dünyasında luks içinde yaşayan üniversitemiz, inşallah bundan böyle tarımda, tarihte, teknikte, sosyal hayatta verimli yansımaları ve bilgi paylaşımı olacak..Zararımız nereden dönerse kardır diye bir güzel sözümüz var..İnsanımız hala kendisine ve hayvanına depreme karşı sağlam bina yapamıyorsa bunun günahı mühendisliğin..Hala kenti ve içindeki tarihi hazinesi gibi eserleri bilmiyorsa günahı tarih bölümünün, ülkesini ve bölgesini tanımıyorsa günahı coğrafyacıların,dünyayaptığı tarımdan bire 50-60 verim alırken bizde tarım verimi 5-6 ise bunun günahı ziraatçıların, dinini ve ahlakını gereği gibi anlamamış ve algılayammamışsa günahı ilahiyatçıların olmaz mı? Ya sağlık, çevre,tasarruf ve diğer toplumsal km.si sayılan ve onlara dayalı işletilen bilim dalları..!Artık üniversitelerimizden böyle yararlanalım biraz da.. Selam ve saygılarla..
Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Palandöken TV